05-06 MAYIS Hıdırellez

Hızır sözcüğü Arapca’da Al Hazır,Al-Hızır’ olarak geçmekte ve yeşilik anlamına gelmektedir. Ayrıca ab-ı hayat (bengisu, yaşamsuyu) içmiş ölümsüz olduğuna, darda kalanların imdadına yetişmekle ünlü olan Peygamber Hızır Aleyhisselam, yada Hızır Nebi olarak kabul görmektedir. Hızır ölümsüz sayılmaktadır.Yine ölümsüz sayılan Hızır İlyas’da ab-ı hayat içerek ölümsüzleştiğine inanılmaktadır.
Hızır günü olarak adlandırılan Hıdırellez Bayramı Hızır ile Hızır İlyas’ın karada buluştukları gün olarak kutlanır.(Lütfü Kaleli mitolojide ve inanç Peygamberler S.241)
Anadolu’nun birçok yöresinde Hıdırellez gecesi dilenen dileklerin gerçekleşeceğine,hastaların iyileşeceğine,uğursuzlukların sona ereceğine,sorunlara çözüm bulunacağına,kısmetlerin açılacağına ve bereketin artacağına ilişkin yaygınbir inanış vardır.

Anadolu Alevi Bektaşilerine göre Hızır kimi zaman yoksul ve fakir kılığında gelir, kimi zaman sıcak bir dost suretinde görünür. Hızır bazen Şah MerdanAli’yel Mürteza gözüyle görünmüş, kimi zaman Hallacı Mansur, Nesimi, kimi zaman Hünkar gözüyle görmüşler. Bazen Pirsultan olmuş ve daha nice ismini sayamadığımız değerlerimizle hep özdeşleştirmişiz, hatta bütün Peygamberlere kılavuzluk yaptığını dahi söyleyebilmişiz.Nuhu tufandan,Yusufu kuyudan,Yunusu balığın karnından kurtaran Hızırdır. Musa’ya kılavuzluk eden ,cansız balığı canlandıran, İsa’yı göğe ağdıran, Halil İbrahimi ateşten, Hz . Muhammedi miraca götüren, Hızırdır. İtikat ve inancın doğruluğun olduğu heryerde Hızır var olmuştur.

Bin bir adı var bir adı Hızır
Her nerede çağırsan orada hazır
Ali padişahtır Muhammed vezir
Bu fermanı yazan Ali değilmi?

Hızır’ı bu gözle görmemizdeki amaç Hızırın ölümsüz olduğunu her daim içimizde yaşadığı’nın
İnancını taşımış ve ona inanmış olmamızdandır. Bu anlamdadırki Hızır herdaim inancıyla, kişiliği’ile bütünleşmiş. Kamil insan mertebesine ulaşan kendi özünde tanrıyla bütünleşen her canın yanındadır. Alevi –Bektaşi Aşıklarının söyledikleri nefeslerde, Düvazların içerisinde hep hızırdan medet beklemişiz.

Çok günah işledim katında
Eriş Şah-ı Merdan sen imdad eyle
Kul daralmayınca Hızır yetişmez
Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

Hızır ve İlyas söylencelerde iki kardeş yada arkadaş olduğu, Hızır’ın karada insanlara yardım eden, Hızır İlyas’ın ise derya ve denizlerde darda, zorda kalanların imdadına yetişen ulu bir zat olduğuna inanılır. Halk arasında bu iki isim birleştirilerek Hıdırellez şeklinde telaffuz edilir. Genel inanca göre iki kardeşin karada buluştukları gün olan 6 Mayısda,da Hıdırellez Bayramı yapılır.
Köylerde Hıdırellez günü lokmalar yapılır, kurbanlar kesilir, Cem’ler tutulur, ziyaretlere lokmalar yapılarak gidilir. Hıdırellez kutlamaları daima yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır.
Gençler dileklerini kağıtlara yazarak suya atarlar. Kırlardan toplanan kırk tür bitkiden kaynatılarak elde edilen suyun, tüm hastalıklara iyi geleceği inancı da yaygındır. Veya çicekleri kurutup evlerinde asanlar , dileklerin kabul olması için dualar yaparlar.

Anadolu Alevileri Hızırı boz atıyla aksakalıyla herzaman darda olduklarında beklerler. Hallacı Mansurun Enel Hak deyimi,ulu ozanlardan Yunus emrenin etidim kemiğe büründüm Yunus diye göründüm demesi Tanrı’nın bir cemali’nin insanda görünüme taşınmasıdır.
İşte bundan dolayıdırki Anadolu Alevileri kapıya gelen misafiri Ali gözüyle, Hızır gözüyle görmüşler. Bu konuda Şah Hatayi bir deyişinde şöyle açıklıyor.

Misafir aşk kapısının dilidir
Hızır,ı sev kim sahibinin gülüdür
Tanrı misafiri Pirim Alidir
Mihmanlar siz bize sefa geldiniz

Misafir gelirki kısmeti bile
Misafir Hızır,dır özrünü dile
Hatayi,m uğrunu tut ver gele ele
Mihmanlar siz bize sefa geldiniz

Görüldüğü üzere Alevi’ler misafiri Hızır’la Hızır’ı da Ali ile özdeşleştirmiştir.Misafir sanki Hz.Ali imiş gibi itibar görecek,memnun edilecektir.Bu bakımdan Bektaşi babalarına verilen icazetnamelerde Ayende ve ravedeye it’am-ıta’am(gelene gidene yemek verme)şartı konulmuştur.Eskiden Alevi Bektaşilerde her evde ve tekkede Gaib Erenler hissesi olarak bir miktar yiyecek ayrılılıyordu.Misafir gelirse ona çıkarılır,gelmezse bir fakire verilirdi.Misafirin sahip olduğu bu önem dolayısıyla bir eve misafir geldiği zaman ne var ne yok hepsi büyük bir saygıyla ikram edilirdi.Misafir gelmeyen,yenilip içilmeyen evler makbul tutulmaz,ektiğinin bitmeyeceğine,kahra uğradığına inanılırdı.Böylece bu inanç sayesinde her evin misafir ağırlaması saglanmış olurdu.(y.Doç.Dr.Yağmur Say)

İşte görülüyorki Hızır’la bütünleşmek Hızıra olan inancınız Hızırı daima içininizde var etmiştir. İçinizdeki inanç, özünüzle, sözünüzle ve gönlünüzle bir değilse Hızırdan medet ummak boşunadır. Sözü özle bütünlük arzetmiyorsa, Hızır’a olan inancı sözden alıp öze indiremiyorsanız’sa itikatla çağıramıyorsanız’sa Hızır’orada olmaz.
Yöresel farklılıklar olsada Hıdırellez Bayramı özünde aynı değerleri taşımış insanların medet umduğu vede umut bağladığı karada ve deryalarda zorda kalanlara yardım eden iki ulu zat olarak bilinmektedir.

Fakir Edna’m derki bu sırra eren
Ustadım Hatayi darına duran
Tamuda yanar mı nurunu gören
Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

Bu anlamıyla Hıdırellez Bayramının bütün dileklerinizin kabul olduğu bir gün olması dileğiyle.
Hızır kılavuzunuz, Hak Muhammed Ali yardımcımız olsun.

Kaynakca: Lütfü Kaleli, Mitolojide inanç ve Peygamberler

  • 05-06 MAYIS Hıdırellez

Muharrem Ercan




Feride Laçin




Hasan Mercan




Turan Taşdelen




Mehmet Akbaba




S.Hüseyin Salman




Ali Altunbaş




Hasan Palas




Gülay Keleş




Hakan Yakar




Gürcan Çakmak




Durmuş Arduç




Muharrem Eycan




Nurettin Çoban




İsmail Özdem